İran savaşı beşinci haftasına girerken, yaratılan yaygın beklentinin aksine ABD’nin savaştan çekilmek bir yana 10 binden fazla askeri içeren takviye kara birlikleriyle ateşi daha da körüklemeye hazırlandığı görülüyor. Dahası Trump sıranın Küba’da olduğunu söyleyerek, dünya savaşında yeni cepheler açacağının mesajını güçlü bir şekilde veriyor. ABD emperyalizmi, kapitalist krizin yıkıcı darbelerini hafifletmek ve hegemonik üstünlüğünü korumak için içeride militarist sanayiyi körüklerken, dışarıda da savaşı olabildiğince çok cepheye yayarak rakiplerinin gücünü kırmak istiyor. Hayatını kaybeden on binler, yerinden yurdundan olan milyonlar, yıkılan kentler, yaygınlaşan sefalet Amerikalı egemenlerin umurunda değil. Bunlar diğer emperyalist güçlerin de umurunda değil. Trump yönetiminden farklı olarak onları tek endişelendiren şey petrol-doğalgaz üretiminin ve nakliyesinin kısılmasının yaratacağı ekonomik etkiler ve bunun ürünü olarak yükselmesi muhtemel toplumsal hareketler. Aralarında Türkiye’nin de olduğu bölge ülkelerinin egemenleri ise İran savaşının ateşinin kendi topraklarını da yakmasından korkuyorlar. Sadece düşen füzeler ve ekonomik yıkımın toplumsal sonuçları değil bu korkuyu yaratan; etnik, mezhepsel gerilimlerin kendi aleyhlerine tırmanması kaygısı da onları korkutuyor. İsrail’in İran’a ek olarak Lübnan’a da saldırması bu korkuyu iyice derinleştiriyor. Şimdilik bölgede ciddi bir toplumsal hareketlilik olmaması egemenlerin içini rahatlatmaya yetmiyor. Çünkü isyan dalgalarının mavi gökyüzünde çakan şimşekler gibi geldiğini gayet iyi biliyorlar.
Avrupa’daki eylemlerin en kalabalığı İngiltere’de yapıldı ve ülke tarihindeki en büyük anti-faşist eylem olarak kayıtlara geçti. Londra’da 500 bin kişinin katıldığı ırkçılığa ve faşizme karşı yürüyüşte aynı zamanda İran savaşı da protesto edildi. Siyasi partilerin ve sosyalist çevrelerin yanı sıra sendikaların, göçmen dayanışma ağlarının, ırkçılık karşıtı hareketlerin, çevre hareketlerinin de katıldığı yürüyüşte yüz binler ABD Büyükelçiliğine yürüdü. Faşist Reform UK partisinin yükselişi karşısındaki toplumsal tepki, savaşçı ABD-İsrail emperyalizmini ve destekçilerini de hedef tahtasına oturttu.
Trump yönetimi 2027 için 1,5 trilyon dolarlık bir askeri bütçe talep ediyor. Yüzde 50’lik bir artışa karşılık gelen bu bütçe, Trump’ın durmayacağının, savaşı tüm cephelerde derinleştirip yeni cephelere de yaymayı planladığının somut göstergesidir. İran savaşı içinse şimdiden 200 milyar dolarlık bir ek bütçe talep edilmiştir. Astronomik büyüklükteki bu harcamalar, kasaları dolup taştığı için el ovuşturan süper zenginlere değil Amerikan işçi sınıfına fatura edilecektir. Üstelik savaşın yan maliyetleri de işçileri, emekçileri vuracaktır. Pek çok ürünün fiyatının artması, bazılarına ulaşmanın imkânsız hale gelmesi, tüm bunlar nedeniyle yükselecek enflasyonun reel ücretleri düşürmesi, sosyal harcamaların her alanda daha da kısılması, bu faturanın en baştaki kalemleridir. Bu yüzden emekçiler meydanlarda, savaş bütçesine karşı seslerini yükseltirken, sağlığa, eğitime, yoksullara bütçe diye haykırıyorlar.
Göçmenlere yönelik baskıyı ICE aracılığıyla alenen devlet terörü haline getiren Trump yönetimi, sokakta göçmen avına çıkmanın yanı sıra, yaptığı baskınlarla işyerlerinde çalışan göçmen işçileri de hedef alıyor. Estirilen devlet terörü o boyutlara ulaştı ki, birkaç ay içinde tutuklanan 70 binden fazla göçmenle tıka basa dolan gözaltı merkezlerine ek olarak yeni merkezler oluşturulması planlanırken, bir yandan da bunları federal yönetimlerin denetiminin dışında tutabilecek formüller aranıyor. ICE bunun için, özel cezaevi şirketlerinin elindeki bazı cezaevlerini satın almayı dahi düşünüyor.
İşçi sınıfının tiranlara, oligarklara, faşizme, haksız savaşlara ve sömürü düzenine karşı öfkesi, öyle görünüyor ki savaşın ekonomik etkileri ağırlaştıkça daha da büyüyecek. Kapitalist sömürünün ve emperyalist savaşların sonunu getirecek olansa, işçilerin büyüyen öfkesinin işyerlerinden yükselen hareketle bütünleşmesi, örgütlü bir güce dönüşmesi ve işçi sınıfının devrimci bir hedefle iktidara yürümesi olacak.
link: Marksist Tutum, ABD: “Kral”lara, Faşizme ve Emperyalist Savaşa Karşı Milyonlar Sokakta, 30 Mart 2026, https://eski.marksist.net/node/8738
Marx’ın Kapital’ini Okumak, III. Cilt /32






